Roman İncelemesi, İnceden Distopya

Kitapları Yok Etmek İçin Artık Fahrenheit 451’e İhtiyacımız Yok!

Spoiler içermeyen İnceden Distopya yazı serisinin ilk yazısında, Ray Bradbury’nin kültleşen klasiği Fahrenheit 451(1953) kitabından esinlenerek oluşturduğum içerikle karşındayım. Bu serinin beni bir önceki etimoloji serisinden daha fazla heyecanlandırıyor olmasının üç temel sebebi var. Öncelikle konu oldukça eğlenceli olduğu için hevesli bir içerik üreticisi tarafından hazırlanmış keyifli içerikler bulacaksın. Bu yazı serisinde distopik temalara sahip kitap, film ve dizilerden esinlenerek günümüz gerçekleri ile bağdaşan hibrit hikayeler oluşturup, bu kurmaca hikayelerden kıssadan hisse yapacağız. İkinci sebep distopya, etimoloji’nin niş bir kitlesine karşın daha geniş bir kitleye hitap ediyor. Konu yaratıcılığa daha açık ve hedef kitlesi daha büyük olduğu için kıssadan hisseler bölümünde çıkaracağım reçetelere katılman halinde onları birlikte geliştirebiliriz. Üstteki iki konudan bağımsız olarak beni en çok heyecanlandıran sebebi sona bıraktım… Bu yazı serisini seslendirip hazırlayacağım podcastlerle birlikte içeriklerimi ilk defa iki duyuna birden sunmuş olacağım. Podcastlerime Spotify, YouTube ve Soundcloud üzerinden erişebilirsin. (podcast hazır olunca hyperlink iliştireceğim)


Hazırsan yazının konusuna geçmeden önce seni kurmaca bir distopik hikayeye davet etmek istiyorum.

Okumaya devam et
Standart
Öykü İncelemesi, Edebi İncelemeler, Roman İncelemesi, Yazar/Şair İncelemesi

Montaigne’de Özgür Düşünce Arayışı

Stefan Zweig’ın Nazi Almanya’sının ırkçı düşünce kıskacından kaçıp yerleştiği Brezilya’da ölümünün arefesinde yazdığı Montaigne adlı eserinde, biyografik tutumdan kaçarak edebiyatta deneme denince ilk akla gelen ve yazılarında yıllar yılı özgünlüğünü koruyan Montaigne’in iç dünyasını okurlara sunmuştur. Eser literatürde biyografik özellikleriyle tanınsa dahi Zweig ‘’Montaigne’in, biyografi denebilecek bir hayat hikayesi de yoktur.’’(Zweig 27) söylemi ile Montaigne’in biyografisinin yazımının mümkün olmadığını dile getirmektedir. Montaigne başkarakteri olduğu eserde doğrularıyla yanlışlarıyla fildişi kulesinde değil tıpkı bizler gibi gerçek dünyanın gerçek insanı olarak resmedilmektedir. Zweig’ı bu denemeyi kaleme almaya iten hiç şüphesiz Montaigne’de gördüğü ve kendi düşünceleriyle bağdaşan düşünce özgürlüğü fikridir.

Okumaya devam et

Standart
Edebi İncelemeler, Roman İncelemesi, Yazar/Şair İncelemesi

Kırmızı Pazartesi Toplumunun Sosyo-Kültürel Açıdan İncelenmesi

          Gabriel Garcia Marquez Kırmızı Pazartesi adlı eserinde; göz göre göre işlenen bir namus cinayetini meşru hâle getiren toplumun sosyo-kültürel yapısının yansıtmak adına bir takım etmenleri gün yüzüne çıkarmaktadır. Bunlar erkek ve kadının yeri, toplumdaki din kavramı, sosyo ekonomik sınıfsal yapı ve bu yapının sonucu olarak ortaya çıkan kalburüstü karakterlerin namus kavramı ile çatışması alt başlıkları ile karşımıza çıkmaktadır. Sosyo-kültürel yapıyı irdelemek açısından tüm bu etmenlerin yanı sıra Marquez’in üslubunun sosyo-kültürel yapının aktarılmasındaki katkısının değerilendirilmesi metnin anlaşılması adına bize yardımcı olacaktır. 
Okumaya devam et

Standart