Film İncelemeleri, Sinema İncelemeleri, Yönetmen İncelemesi

Bir Başka NBC Klasiği: Ahlat Ağacı İncelemesi

Nuri Bilge Ceylan’ın Tarkovski’leşmeye bir adım daha yaklaştığı son filmi Ahlat Ağacı(2018) filmini erteleye erteleye nihayet 1 sene sonra ancak izleyebildim. Gençlik heyecanımla sıcağı sıcağına yorumlarımı yazmaktan kendimi alıkoyamadım. Bu yazıda detaylı bir film ve yazar incelemesi yapmaktan ziyade filmin bana ilk hissettirdiklerini paylaşacağım.

Tıpkı Sinan(Doğu Demirkol) gibi en sonda söylenmesi gerekeni en başta söylemiş olayım. Neredeyse şimdiye kadar kadar çektiği tüm kısa ve uzun metrajlı filmleri ile Cannes’da belki gereğinden fazla onure edilen NBC’nin, bariz teknik hatalar nedeniyle eleştirildiği bu filmine müthiş diyalogları sayesinde hayran kaldım. Birazdan okuyacağınız yazıda bu düşüncemin sebeplerinden bahsedeceğim.

Okumaya devam et
Standart
İNCELER

Etkili Zaman Yönetimi için Eissenhower Matrisi ile Tanışın!

Modern insan kendinden beklenen onlarca sorumluluk, zaman tuzağı haline dönüşen sosyal medya uygulamaları ile artık hiçbir şeye yetişemiyorumlardan muzdarip. Bu yazıda sizlerle aynı sorunla başa çıkmak için zaman yönetimi üzerine okumalarım ve araştırmalarım üzerine aldığım notları harmanlayıp iş ve özel hayatınızda uygulanması oldukça basit bir önceliklendirme matrisinden bahsedeceğim. Ayrıca aralara zaman yönetimi ve hedef koymak için bazı sürpriz taktikler ve stratejiler de serpiştireceğim. Haydi başlayalım!

Okumaya devam et
Standart
Oyun Önerisi, Tiyatro İncelemesi, İNCELEMELER

Zıt Kavramların Sinerjisi: Oksimoron ”Erkek Aklı”

Bu bir uyarıdır! Çiçeği burnunda flörtünü götürecek bir etkinlik arıyorsan veya ilişkindeki buzları bir komedi oyunu ile eritmek istiyorsan bu oyun senlik değil ve yerinde olsam bu tanıtım yazısını okumazdım. Alimallah özenirsin, gaza gelir götürürsün… Bu oyun yuva yıkar. Sonra demedi deme!

Bu oyun yalnızlığının sebebini anlamak isteyenlerin veya her şey yolunda giderken niye beni terk etti ki diyenlerin…

Okumaya devam et
Standart
Kısa Yazılar, İNCİLER

Acı neydi? Acı fırsattı…

Sultan bize Yeşilçam’ın klasikleşen Selvi Boylum Al Yazmalım(1977, IMDb: 8,7) filminde sevgiyi sorgulattı. Evet, sevgi iyilikti, dostluktu… Sevgi emekti. Sevdik, sevildik ve bu hisler bizi sihirli hormon kokteylini (seretonin+oksitosin+dopamin) salgılatarak mutlu etti. Ne yazık ki hayat bize her daim mutluluk vaat etmiyor. Bazen elinin tersiyle yüzümüze aldatılmayı, hayal kırıklığını, değersizliği, terk edilişi vuruyor. Sevdiği gibi dövüyor. Sevginin halefi olan bu anlarda içimizde sadece bize has, tarifi mümkün olmayan acılar duyuyoruz. İşte bu kısa yazı acının yazısı…

Okumaya devam et
Standart
İnceden Distopya, İNCELER

Saygın Tıp Merkezi Doğumlu Çalışanlar* Aranıyor!

*(İlgi ve deneyim tercih sebebi değildir.)

Spoiler içermeyen İnceden Distopya yazı serisinin ikinci içeriğiyle, Andrew Niccol’un biyoteknoloji distopyasının referans noktası haline getirdiği Gattaca(1997) filminden esinlenerek oluşturduğum içerikle yeniden karşındayım.

Bu yazıda seni;

  • Filmin mesajıyla bugünü bağdaştırarak oluşturduğum kurmaca hikayem,
  • Kurmaca hikayeden kıssadan hisselerim ve
  • Çıkarımlarımı içeren bir reçete bekliyor.

Hazırsan seni distopik kurguma davet etmek istiyorum!

Dünyanın beyaz yakalıları, takipleşin!

Okumaya devam et
Standart
Roman İncelemesi, İnceden Distopya

Kitapları Yok Etmek İçin Artık Fahrenheit 451’e İhtiyacımız Yok!

Spoiler içermeyen İnceden Distopya yazı serisinin ilk yazısında, Ray Bradbury’nin kültleşen klasiği Fahrenheit 451(1953) kitabından esinlenerek oluşturduğum içerikle karşındayım. Bu serinin beni bir önceki etimoloji serisinden daha fazla heyecanlandırıyor olmasının üç temel sebebi var. Öncelikle konu oldukça eğlenceli olduğu için hevesli bir içerik üreticisi tarafından hazırlanmış keyifli içerikler bulacaksın. Bu yazı serisinde distopik temalara sahip kitap, film ve dizilerden esinlenerek günümüz gerçekleri ile bağdaşan hibrit hikayeler oluşturup, bu kurmaca hikayelerden kıssadan hisse yapacağız. İkinci sebep distopya, etimoloji’nin niş bir kitlesine karşın daha geniş bir kitleye hitap ediyor. Konu yaratıcılığa daha açık ve hedef kitlesi daha büyük olduğu için kıssadan hisseler bölümünde çıkaracağım reçetelere katılman halinde onları birlikte geliştirebiliriz. Üstteki iki konudan bağımsız olarak beni en çok heyecanlandıran sebebi sona bıraktım… Bu yazı serisini seslendirip hazırlayacağım podcastlerle birlikte içeriklerimi ilk defa iki duyuna birden sunmuş olacağım. Podcastlerime Spotify, YouTube ve Soundcloud üzerinden erişebilirsin. (podcast hazır olunca hyperlink iliştireceğim)


Hazırsan yazının konusuna geçmeden önce seni kurmaca bir distopik hikayeye davet etmek istiyorum.

Okumaya devam et
Standart
Edebi İncelemeler, Yazar/Şair İncelemesi

Türkiye’nin Gorki’sine Selam Olsun! Bir Sabahattin Ali İncelemesi

Ölümünün 70.yılında kitaplarının telifi ile gündeme gelen Sabahattin Ali aslında kimdi diye arşivimden evladiyelik bir inceleme çıkarıp paylaşmak istedim. Sabahattin Ali’yi magazinsiz olarak tanımak isteyenler için faydalı olacağına inanıyorum. O halde buyrun… 

Sabahattin Ali Kimdir? 

Türk edebiyatının en önemli toplumcu gerçekçi yazarlarından biri olan Sabahattin Ali Şubat 1907’de Edirne Vilayeti’nin Gümülcine Sancağı’nda dünyaya gelmiştir. Piyade yüzbaşısı olan babasının görev yerinin sürekli değişmesinden ötürü ilköğretimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit’in çeşitli okullarında tamamlayıp yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okuluna girer ve 1926 yılında İstanbul Öğretmen Okulundan mezun olur. Bir yıl Yozgat’ta öğretmenlik yapan Ali, milli eğitimin açtığı sınavı kazanarak Almanya’ya gitme şansı bulur. Almanya’da geçirdiği iki yılın ardından sonra yurda dönen yazar Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde öğretmenlik yapmaya devam eder. Konya’da öğretmenlik yaparken arkadaş arasında Atatürk’ü yeren şiir söylediği iddasıyla gözaltına alınan Ali bir yıl hapise mahkum edilmiş ve ve cezasını çekmesi için Tarihi Sinop Cezaevine gönderilmiştir. Sinop cezaevi yılları Ali’nin şaire yönünün ortaya çıkması adına önemli bir dönüm noktasıdır.

‘’Başın öne eğilmesin,

Aldırma gönül aldırma

Ağladığım duyulmasın

Aldırma gönül, aldırma

(…)’’ Okumaya devam et

Standart