Kısa Yazılar, İNCİLER

Acı neydi? Acı fırsattı…

Sultan bize Yeşilçam’ın klasikleşen Selvi Boylum Al Yazmalım(1977, IMDb: 8,7) filminde sevgiyi sorgulattı. Evet, sevgi iyilikti, dostluktu… Sevgi emekti. Sevdik, sevildik ve bu hisler bizi sihirli hormon kokteylini (seretonin+oksitosin+dopamin) salgılatarak mutlu etti. Ne yazık ki hayat bize her daim mutluluk vaat etmiyor. Bazen elinin tersiyle yüzümüze aldatılmayı, hayal kırıklığını, değersizliği, terk edilişi vuruyor. Sevdiği gibi dövüyor. Sevginin halefi olan bu anlarda içimizde sadece bize has, tarifi mümkün olmayan acılar duyuyoruz. İşte bu kısa yazı acının yazısı…

Bu yazıyı yazma motivasyonunu geçenlerde Twitter’da denk geldiğim ”Lev Tolstoy’un son konuşması” videosunda buldum. Tolstoy ve ailesinin birkaç sekansı üzerine Rusça bir ses kaydını montajlayıp altına Türkçe altyazı eklemişler. Video şu cümle ile başlıyor;

İnsanlar yalnızca acıyla büyür. Bunun farkında olmak ve başa gelen talihsizliği kabul etmek iyidir böylece insan isteyerek sırtlandığı yükleri hafifletir…”

Lev Tolstoy

Mazoşistler haricinde kim ister mutsuz olup acı çekmeyi? Ben pek hazzetmiyorum mesela. Acının hayatımızın kaçınılmaz bir parçası olduğu gerçeğiyle acıyla baş etmenin bir yolunu bulmak, belki de acıyı bir fırsat olmak görmek nasıl fikir?

Geriye dönüp 25 yıllık hayatımın hatırladığım kısmına baktığım zaman tıpkı diğer insanlar gibi çektiğim acılar sayesinde olgunlaştığımı görüyorum. Öyle ki hep kaybetme acısı sayesinde elimdekilerin kıymetini bildim ve onlara daha sıkı sıkı sarıldım. Terk edilme acısı bana dostlarımın değerini öğrettti. Son ana bıraktığım ve yetişmeyen işlerin acısı sayesinde zamanın kıymetini fark ettim. Örnekler çoğaltılabilir ama ezcümle şu; acılar kaynağı idrak edildiği ve gerekli dersler çıkarıldığı takdirde olgunlaşmak için tek fırsattır.

Bu düşünce yapısını kafamda oturtan, en ufak acıdan muzdarip olduğum ergenlik döneminde okuduğum Peyami Safa’nın ”Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” kitabı oldu. Bu yazıya size okumanızı önerdiğim bu kitaptan bir alıntı ile veda etmek istiyorum. Sizden de karşılığında hangi acının size ne öğrettiğini yazmanızı istiyorum. Acıdan uzak, sağlıcakla kalın!

”Yaşlanarak değil yaşayarak tecrübe kazanılır, zaman insanları değil armutları olgunlaştırır.”

Peyami Safa
Standart

Kayıtsız kalma, yorumunu paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.