Öykü İncelemesi, Edebi İncelemeler, Yazar/Şair İncelemesi

Halide Edip’in Modern Türk Hanımları

Halide Edip Adıvar, 50’lerin modernleşen Türkiye’sini anlattığı Akile Hanım Sokağı adlı romanında batılılaşma kıskacındaki Türk toplumda kadınının yerini çeşitli karakterler vasıtasıyla ele almıştır. Gerek ilahi bakış açısı gerekse Nermin karakteri ağzından aktarılan üç farklı bölümde Türk kadını figürü farklı kültürel geçmişe sahip güçlü kadın karakterleri üzerinden okura sunulmaktadır.

Kendi başına uzun hikaye olarak kabul edilebilecek fakat birlikte aynı ana iletiye hizmet eden üç bölümün ilkinde Adıvar hem romana hem de romanın geçtiği mekana adını veren Akile Hanım karakterini derinlemesine anlatır. Yazarın Akile Hanıma yaklaşım tarzı metnin ana iletisi olan güçlü Türk kadını tasvirini anlatımına yardımcı olmaktadır. Adıvar, Akile Hanımı eğitimsiz olmasına karşın adını verdiği sokakta nüfuzu ve etkinlik alanı geniş, on parmağına on marifet ve kendi başına ayakları üzerinde durabilen güçlü bir kadın karakteri olarak çizmiştir. Yazarın söz konusu karakter için seçtiği bilge kadın anlamına gelen Akile ismi çizdiği karakterine olan yaklaşımını çıplak bir şekilde gözler önüne sermektedir. Adıvar, Akile hanıma gerek erkeğin gerekse kadının yalnızca olumlu yönlerini yansıtarak yüceltmiştir. ‘’Akile Hanım’a ne kadın, ne de erkek demek mümkündü.”(61) söylemiyle Akile Hanımın kusursuzluğu üzerinde durulur.

İkinci ve üçüncü bölümde modern Türk kadınını çeşitli yönleriyle inceleyen Adıvar farklı sosyo-kültürel altyapıya sahip Ayşe Hanım ve Serin Esin karakterlerini çeşitli yönleriyle idealize etmektedir. Ayşe Hanım’ın eski değerlere bağlı muhafazakar yapısı dönemin toplumsal yapısına örnek teşkil eder çünkü yeniliklere belli ölçütler dahilinde açık olan Ayşe Hanım karakteri, batılılaşma kılıfıyla eski değerlerden uzaklaşmanın sakıncalı olduğunun simgesidir. Öte yandan Serin Esin karakteri diğer güçlü kadınların bir adım daha önünde ideal kadın olarak okura çizilmiştir. Kadının ekonomiye ve modern hayata katılımını yansıtan Serin Esin, iş hayatında olduğu kadar –sanılanın aksine- başarılı bir anne rolü de çizmektedir. Kocasından ayrılması kadınların eşlerine bağlı olmadan yaşabileceklerini gösterirken boşanma sonrası çocuğunun vekaletini almak için gösterdiği çaba annelik gücünün yüksek olduğunu da gözler önüne serer.

“Sadi’nin gözlerinin takıldığı bu mahluk, eğer, etek yerine pantolon giymiş olsaydı, ona Adonis denilebilecek bir erkek ilah vasfı verilebilirdi. Fakat kadını biraz daha uzaktan tetkik ettikten sonra onun bir dişi değil, ideal bir kadın olduğu kanaatine vardı.” (Adıvar, 118)

Sonuç olarak, Halide Edip Adıvar’ın 50’lerin neşeli İstanbul panaromasını çizdiği Akile Hanım Sokağı adlı romanında modernleşen Türkiye’nin modern kadınlarının yüzyıllardır süre gelmiş toplumdaki pasif rolünü feminist bir bakış açısıyla eleştirmiş ve idealize edilmiş çeşitli kadın karakterleri üzerinden Türk kadınının cumhuriyet sonrası değişen Türk toplumunda daha aktif rol alması gerektiğini öne sürmüştür.

Yorumlarınızı merak ediyorum. Bir sonraki incelemede görüşene kadar kendinize iyi bakın.

Kaynakça

ADIVAR, Halide Edip. Akile Hanım Sokağı. İstanbul: CAN Yayınları, 2010.

 

Standart

Kayıtsız kalma, yorumunu paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.