Etimolojik İnciler

Kahvenin Rengi: Kahverengi

Tatlı kasım ayının insanın içini darlayan kapalı bir sabahında, odamda kahve içerken aklıma şöyle bir soru geldi; biz henüz kahveyle tanışmamışken kahverengi olan objelerin rengini nasıl tanımlıyorduk? Kimimizin olmazsa olmaz olarak nitelendirdiği ama istisnasız hepimizin kokusuna bayıldığı kahve adındaki bu nesnenin bu topraklara gelişi öyle çok da eski değil,  16.yüzyılda Yemen’den gelmiş…  Ee hal böyleyken, 16. yüzyıldan önce biz kahverengi sıfatı yerine hangi sözcükleri kullanıyorduk ya da kullanıyor muyduk ve sonrasında neden tüm bunları bir kenara bırakıp kahveyi referans noktası olarak seçtik? Örneğin neden bu toprakların mahsulü kestanenin rengi değil de kahve’nin rengi? (spoiler)

Bunu düşünmeye ve araştırmaya değer bir konu olarak buldum, (vaktim de pek müsaitti doğrusu) ve araştırdım. Bulduğum görece enteresan bilgileri siz değerli okurlarımla paylaşayım dedim.

(Dipnot: Bu yazıyı yazmaya karar verdiğimde, blogun içeriği ve domain’i bile hazır değildi.)

Hummalı araştırmalarım sonucunda çeşitli etimoloji sözlüklerinden ve dil bilim yazılarından eskiden(kahve gelmeden önce) kahverengi yerine kullanılabilecek  üç tane sözcüğe ulaştım. Yağız, boz ve kumral. Şimdi isterseniz bunları kaynaklarıyla birlikte inceleyelim.

1. Güzel Anadolu’mun Yağız’ı 

yaġġġız: koyu kahverengi; kızıl ile siyah arasındaki renk. Yanık renk*

İngilizcede birebir karşılığı brown demek. O da burn kökünden geldiği için birebir aynısı diyebiliriz.(before 1000; Middle English; Old English brūn; cognate with Dutch bruin,German braun, Old Norse brūnn; akin to Lithuanian brúnas brown)*

Almancada brennen(yanmak) kökeninden braun gelmiş. Cermenler hep aynı zihniyet.

2.O bir joker kelime: Boz 

Boz, tanımlanmayan, her türlü ara renk için kullanılan için kullanabileceğiniz joker bir kelime. Sözlüklerdeki çeşitli anlamlarına bakarsak, şunlarla karşılaşıyoruz;

1. isim Açık toprak rengi
2. Kül rengi, gri
3. sıfat Bu renklerde olan
4. sıfat Açılmamış, sürülmemiş (toprak)

bōz: bulanık renkli, gri veya kahverengi***

3.Son olarak favorim, kumral:

Kumral etiam ḳumran: Castanei coloris [kestane rengi]. (…) açık kumral: Flavus [sarışın]****

Kestane rengi olan kumral, 17.yüzyıldan itibaren Türkçe’de ”sarışına çalan koyu saç rengi” anlamına gelen açık kumral ile birlikte kullanılıyor. Sonrasında açık kumral, kumralın yerini almış.

Şimdi gelelim sorumuzun cevabına, madem bu kadar seçenek vardı biz neden gidip menşeisi bizim olmayan bir nesnenin sözüm ona rengini (renk adı olarak) kullanıyoruz. Sarıya muzrengi, turuncuya portakalrengi demezken kahverengi objelere neden kahverengi diyoruz? (ben de düştüm tuzağa)

Ulaştığım çarpıcı sonuçlar şunlar: Boz sözcüğü dilimizde bozuk çağrışımı yapmış. Yağız İstanbul ağzında köylü,avam lafı damgası yemiş. Kumral zaten anlam kaymasına uğrayıp bir saç renginin adı olmuş. Geriye bir boşluk kalmış.

Dil boşluk kabul eder mi, etmez! Kahve yardıma yetişmiş… ve karşınızda KAHVERENGİ.

Bu ilk yazısı olan etimoloji serimizi her hafta salı akşamları saat 19.00’dan itibaren takip edebilirsiniz. Yorum bırakırsanız veya ilgileneceğini düşündüğünüz arkadaşlarınızla paylaşırsanız sevinirim.

Tekrar buluşmak dileğiyle, iyi haftalar!

KAYNAKLAR

* [ Kaşgarî, Divan-i Lugati’t-Türk, 1073]

**dictionary.com

***tdk.gov.tr

***Nişanyan sözlük

**** Meninski, Thesaurus, 1680

Standart

Kahvenin Rengi: Kahverengi” üzerine 7 yorum

  1. Pelin dedi ki:

    Kahverenginin eskiden başka bir adı kongurmuş.Türkmen dili sözlüğünde Kongur şeklinde var. (Türkmen Dilinin Sözlüğü, Aşkabad 1962, sf. 179; Kongur: Garantıl gızıl: Karaya çalan kızıl renk.) Derleme Sözlüğü 5. Cilt sf. 2918de boz ile açık sarı arası. Tarama Sözlüğü 4. Cilt sf. 2648de “Konur” diye adlandırılıyor. Anlamı da, “Yanık al, yağızımsı al” diye açıklanmış ve Dede Korkuttan örnek verilmiş. Ama Konurumsu kokuyor denilir bazen yanan bişey olduğunda bu nedenle rengi tam karşılamıyor çünkü kül rengi gridir.Kırgız Sözlüğünde “Kongur”un karşılığı “Kumral, esmer” diye açıklanmış. Dr. Yusuf Azmun, “kumral” sözcüğünün de “konur al”dan “kumral”a dönüştüğünü, “kongur” sözcüğünün Çağataycada koyu kestane renkli atlar için kullanıldığını söylüyor.

    Beğen

  2. Kağan dedi ki:

    Bir kaynak” Arapça ve Farsçada kahwa veya qahvei koyu şey demek. Sanılanın aksine kahverengi ismini kahveden almamıştır. Kahve bulunduğu zaman aynı kahverengi isimli renkte” denerek adına kahve denmiştir. ” diyor. Diğer bir kaynaksa kahve isminin kahvenin ilk bulunduğu yer Kaffa bölgesinden geldiğini söylüyor.

    Beğen

    • Selim Tepeler dedi ki:

      Yazımıza olan ilginiz ve katkınız için öncelikle teşekkür ederim. Yazının konusu biz Türk toplumunun kahverengi ile macerası olduğu için kahve kelimesinin kökenine girip kaybolmak istemedik fakat sizin yaptığınız bu yorum ile tartışmamızın kapsamını genişletmiş oldunuz. Eline sağlık 🙂

      Beğen

  3. Onur KOÇ dedi ki:

    Keyifle okudum Selim eline saglik . Kahverengi degil ancak , Ingililerin neden turuncuya orange dedigide benim kafami kemirir dururdu hic bir zamanda arastirmadim . Senin yazinin olusmasini sagliyan mantikli ayni portakalmi ismini renkden almis yoksa renkmi ismini portakaldan almis baya merak ederim 🙂

    Beğen

    • Selim Tepeler dedi ki:

      Öncelikle güzel yorumların için teşekkür ederim. ”Orange” aslında bir yazıya araştırma konusu olacak değerde bir ikilem. Bu noktada izlenecek metodoloji; ilk önce orange kelimesinin kökenine bakmak(hangi dilden ne zaman geçti) ve ingilizlerin portakal meyvesiyle tanışma zamanı. Kaynağıma göre* kelime İngilizceye 14 yüzyılda Fransızcadan geçmiş ve Orta İngilizcede meyve veya ağaç anlamına geliyormuş. İkinci kaynağıma göre de
      orange bir renk ismi olarak 1512’de kullanılmaya başlanmış. Yani arada neredeyse 2 yüzyıllık bir süre var. Yani tahminime göre portakal meyvesi ingiltere topraklarına girdikten sonra ağaç anlamına gelen orange’in anlamı kaydı ve hem renk hem de portakal anlamına geldi.

      Kaynaklar
      Multilingual Multiscript Plant Name Database: Sorting Citrus Names”. University of Melbourne (www.search.unimelb.edu.au). Retrieved 11 December 2012.

      Paterson, Ian (2003). A Dictionary of Colour: A Lexicon of the Language of Colour (1st paperback ed.). London: Thorogood

      Jump up ^ “orange colour – orange color, n. (and adj.)”. Oxford English Dictionary. OED. Retrieved 30 November 2016

      Appendix:
      1300-50; Middle English: the fruit or tree < Old French orenge, cognate with Spanish naranja < Arabic nāranj < Persian nārang < Sanskrit nāraṅga (dictionary.com)

      Beğen

  4. Geri bildirim: İngiliz Çorbası: Supangle – ST Art Blog

  5. Geri bildirim: Bir Pazarlama Mucizesi: Bordo Rengi – ST Art Blog

Kayıtsız kalma, yorumunu paylaş!

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.